DUYGUSAL YEME

DUYGUSAL YEME





DUYGUSAL YEME

‘Duygusal yeme’ kavramını daha önce hiç duymuş muydunuz? Fiziksel açlık dışındaki nedenlerle yemek yeme aktivitesine duygusal yeme deniyor. Aslında kişiyi yemeğe iten şey açlık değil çözümlenemeyen duygular oluyor çoğu zaman. 

Yemek yemekteki temel amacımız beslenmek ve bedenimizi dinç tutmaktır ama bazen beslenmek için değil; rahatlamak, eğlenmek, içimizdeki öfke veya sıkılma duygusunu bastırmak, üzüntümüzü gidermek için yemek yeriz.

Peki, açlığın fiziksel açlık mı yoksa duygusal açlık mı olduğunu nasıl anlarız?

  • Fiziksel açlık yavaş yavaş belirirken, duygusal açlık aniden belirir. Birden bir şey yeme ihtiyacı hissedersiniz.

  • Fiziksel açlık bekleyebilir, duygusal açlık hissettiğinde ise hemen giderilmesi gerekir, bekleyemezsiniz.

  • Fiziksel açlıkta doyduğun zaman durabilirsiniz ama duygusal açlıkta doymuş olsan bile yemeğe devam edebilirsiniz.

  • Fiziksel açlıkta yedikten sonra mutlu olurken, duygusal yeme ile yediğinizde genellikle suçluluk duygusu yaşarsınız.

 

Önce duygusal yeme içerisinde olduğumuzun farkına vararak, yüzleşmekten kaçtığımız duygularımızı fark ederek işe başlayabiliriz. 

Aç olmadığınız halde yemek yemenizi tetikleyen olayları ve duyguları fark edin. 

Günlük olarak yediklerinizi ve yedikten sonra hissettiğiniz duyguları yazmak size yardımcı olabilir. Neler sizi tetikliyor bunu keşfetmek farkındalığımızı arttırabilir.

 

Duygusal yeme belirli duygular tarafından tetikleniyor; can sıkıntısı, stres, mutsuzluk, kızgınlık, yalnızlık, yorgunluk ve mutluluk. Duygunuz açlık olmadığına göre ne olduğunun adını koyun. Şu anda aç değilim, onun yerine … hissediyorum ve duygularımı yemek ile çözmeye çalışıyorum.’. Bu duyguyu size hissettiren nedir? Hislerinizi ve neden böyle hissettiğinizi beslenme günlüğünüze not alabilirsiniz. Unutmayın, duygularınızla olan bir düğümü yemek ile çözmeye çalışıyorsunuz. Amacınız yemeğin sakinleştirici gücünü başka bir yerdeki gerginliği çözmek için kullanmak. 

‘Duyguların boşluğunu yemekler dolduramaz.’

Gün içerisinde karşılaştığımız sorunlar üst üste gelip dağ gibi önümüzde büyürken kendimizi giderek küçülüyor hissedebiliriz. Bu noktada çözüm kesinlikle buzdolabında ya da marketlerin raflarında değil. Problemlerden kaçmak yerine üzerine giderek bize dağ gibi görünen sorunlarımızın aslında ne kadar da zayıf bir illüzyon olduğunu fark edebiliriz. Bunun için öncelikle duygusal yeme bozukluğu sorunumuzu kabul etmeliyiz.

Bu konuyla tek başına başa çıkamadığınız zamanlar olabilir. Bu durumda destek almaktan, yardım istemekten çekinmeyin ve durum yeme bozukluğuna dönüşmeden kendiniz için duruma müdahale edin.