HAYAT BECERİ ATÖLYESİ

HAYAT BECERİ ATÖLYESİ



Yalan, aslında yaşanmamış, gerçekleşmemiş bir durumu yaşanmış ve gerçekleşmiş gibi anlatmak.
Biz yetişkinler söylediğimiz zaman gerekli görülen ama çocuklar söyleyince öfkelendiğimiz bir durum yalan söylemek.
 
Çocuklar niçin yalan söyler?
Her bireyin yaşamı, yaşam stili kendine has ve bulunduğu çevreyle etkileşimli olduğu için bireyler farklı sebeplerden dolayı yalan söyleyebilir. Belli yaş aralıklarında da bireylerin yalan söyleme gereksinimleri farklılaşır.
0-3 yaş aralığındaki bireyler yalanın ne olduğunu ne anlama geldiğini bilmezler. Sadece ona bakım veren kişilerin memnuniyeti için sözcük dağarcığında bulunan kelimeleri onlardan aldığı dönütlere göre arka arkaya söyleyebilir. Dolayısıyla bu yaş aralığındaki bireylerin de yalan söylediğinden bahsedemeyiz.
3-6 yaş aralığındaki bireyler de yalan kavramının anlamını tam olarak bilmemekle beraber hayal dünyası ile yalanı birbirine karıştırabilirler. Hayal dünyaları bu yaş aralığında çok zengindir ve hayal dünyalarında yarattıkları unsurlardan gerçekmiş gibi bahsedebilirler. 6 yaşından itibaren yalan kavramının ne olduğunu anlamaya başlarlar ve yalan söylemenin doğru bir eylem olmadığını öğrenirler.
Yalan söylemelerinin bir nedeni hayal gücü olabilir. Çocuklar geçmiş yaşam deneyimlerinde olduğu gibi (3-6yaş) hayal gücü ürünlerini bizlere gerçekmiş gibi kabul ettirmek isteyebilirler. Olayı yalan söylemek olarak algılayıp bireye kızmak ve onu cezalandırmak çözüm olmayabilir bu davranışlar yerine onu anlamaya çalışmak niçin buna ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışmak daha işlevsel bir çözüm yolu olacaktır.
Kendisiyle ilgilenilmediğini düşünen, yoksunluk yaşayan bireyler ilgi çekmek/kabul görmek için yalan söyleyebilirler.  Özlem duygusunu fazlasıyla yaşadıkları ve yoksun oldukları durumlar karşısında da aynı durum söz konusu olabilir. Arkadaşlarıyla sohbet esnasında sahip olmadığı bir nesneyi onlar sahip olduğu için kendisinin de o eşyaya sahip olduğunu belirtebilir. Diğer arkadaşlarından farklı olarak kursuna gittiği bir aktiviteden kendisini sahip olduğu beceri düzeyinden daha üstün bir performans düzeyinde tanımlayabilir. 
Bireyin çevresinde yalanın kullanılıyor olması da onun yalan söyleyebileceğini bunun gerekli bir şey olduğunu düşünmesine sebep olabilir. Hatta ebeveynlerin görüşmek istemediği arkadaşına telefonda hastayım demesi gibi durumlarla karşılaşan bireyler kolay bir kaçış yolu olduğunu düşünebilirler. Ebeveynler çocuklarına model olma durumlarını bu gibi olumsuz davranışlarda göz ardı etmemeliler.
Anne- babaların çocuklarından beklentilerinin yüksek olması da beklentiyi karşılayamama/ onaylanma düşüncesiyle yalan söylemelerine sebep olabilir. Onların başarı hissini pekiştirmek, başarı duygularını tatmin etmek için yalan söyleyebilirler. Onu sevmenizin başarılı olmasıyla ilişkili olduğunu düşünerek bu davranışı yapıyor olabilir sevgi konusunun başarı düzeyiyle alakalı olmadığını sadece kendi beklediği başarının altında olmasının çözülebilir bir problem olduğunu izah etmeniz gerekebilir.
Sık sık azarlanan ve cezalandırılan çocuklar yalan söylemeyi bir kaçış yolu olarak görebilir ve bu sebeple savunma olarak kullanabilirler. Ceza almamak için yalan söyleyen bireyler söylediği yalan farkedilmediği zaman bu davranışı pekiştirebilir. Yalan söylemeyi gerektirecek kadar baskı kurmamak, olumlu veya olumsuz tüm davranışlarımızın bir bedeli olduğu gibi yalan söylemek yerine doğruyu söylediğinde de bir bedel olacağını bilmeli ( doğruyu söyle kızmayacağım deyip kızmak gibi tutarsız davranışlar birey de olumsuz pekiştirmeye yol açabilir.)
Yalan söylemenin bir sebebi de davranım bozukluğu olabilir.  Yalan söylemek tek başına bir hastalık tanısı diyemeyiz fakat bunun yanı sıra izinsiz bir şekilde başkalarının parasını almak, bilinçli olarak diğer insanlara zarar verici davranışlarda bulunmak, evden kaçma gibi davranışlara eşlik ediyorsa davranım bozukluğu şüphesi zihnimizde canlanır. Zaman kaybetmeden bir psikolojik destek almak faydalı olacaktır.
 
                    EBEVEYNLER NELER YAPMALI?
 
Çocukların yalan söyleyip söylemediğini iyi gözlemlemek gerekir. Çocuk doğruyu söylediği halde sürekli yalan söylemekle suçlanıyorsa bir süre sonra gerçekten yalan söylemeye başlayabilir çünkü doğru söylemesi ya da yalan söylemesi onun için bir farklılık yaratmıyordur. Durumun yalan söylemek olup olmadığını iyi kontrol etmeli çocuk yalan söylemiyorsa ve aksi için yeterli bulgunuz yoksa yalancılıkla suçlamak yalan söylemesi için yeterli bir tutum olabilir.
Çocuğunuz yalan söylemesi durumunda onunla zıtlaşmak, karşılıklı mücadele etmeye çalışmak yerine onun niçin yalan söylemeye ihtiyaç duyduğunu sakin bir şekilde anlamaya çalışın.
Çocuğunuzun yalan söylediğini farkediyor ve görmezden geliyorsanız bu onun yalan söylememesi için bir sebep oluşturmaz ya da yalan söylediğini farkedip aşırı şiddetli tepkiler gösteriyorsanız (bağırmak azarlamak) bunlarda davranış veya tutum değişikliği getirebilecek davranışlar değildir. Yalan söylediğini farkettiğinizde yalan söylediğini anladığınızı ve farkında olduğunuzu belirtip niçin yalan söylediğini anlamaya çalışmak ve ona göre gerekli tutumu sergilemek işlevsel bir çözüm yolu olabilir.
Bireyin yalan söylediğini farkettiğiniz de ilk aşama niçin yalan söylediğini gözlemlemek ve anlamlandırmak ikinci aşama ise niçin bu sebepten dolayı yalan söylemeye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışmak olmalıdır. Örneğin yalan söylüyor ve sizi model aldığı için söylüyorsa üçüncü aşama kendi tutumuzu değiştirmek ya da ilgi çekmek için yalan söylüyorsa ve gerçekten sevginizi, ilginizi çocuğunuza aktarmakta kopukluklar yaşıyorsanız buradaki tutumunuzu değiştirebilirsiniz.
Çocuklar düşüncelerini davranışlarını geliştirirken ilk etapta ona bakım veren kişileri ardından çevresini kendisine model olarak görecektir. Bu yüzden çocuklarımızın yalan söylememesini sadece sözel olarak istemenin yanı sıra onlara bu isteğimizle örtüşen uyumlu bir rol model profili çizmeliyiz.
 Çocuklarımıza karşı her davranış kazandırma da olduğu gibi davranışı ortadan kaldırmak içinde tutarlı davranmalıyız. Öncelikle anne-babanın tutumlarının uyumlu olması ve ardından her yalan söyleme davranışında aynı tutumu ona sergilemek önem taşımaktadır. Tutarsız davranışlar çocuğun zihninde yalan söyleminin bir problem olmasından çok ebeveynlerin davranışında bir problem olduğu düşüncesini ortaya çıkarabilir. 
Doğru söylemesinden hoşnut olduğunuzu ona zaman zaman hatırlatmak güzel bir pekiştireç olabilir.
Çocuklarınızdan beklentinizin gerçekliği de bu noktada önem taşımaktadır, aşırı beklenti onun bu yükün altında ezilmesine ve yalan söylemeye bir kaçış olarak bakmasına sebep olabilir. Uyamayacağı aşırı kurallar koymakta yalan söylemesi için zemin hazırlayabilir.
Çocuklarımızın sorumluluğundaki davranışları sadece sözel olarak kontrol etmekte ilerleyen süreçlerde sorumluluktan kaçış yolu olarak yalan söylemeyi tercih etmesine sebep olabilir. ’’Odanı toparladın mı?’’ ‘’ödevini yaptın mı?’’ demek yerine ‘’ödevine bakabilir miyim?’’ şeklinde bir tutum sergilemek daha işlevsel olabilir.
Çocuklarımızın bir yalanını yakaladığımız zaman niçin yalan söylemeye ihtiyaç duyduğunu anlamak onu yalancılıkla etiketlemekten çok daha iyi sonuçlar doğurabilir. Bir kez yalan söylemesi her zaman söyleyeceği anlamına gelmez. Yalancılıkla etiketlenen bireyler ‘’nasılsa aksini yapsam bile bana yalancı diyecekler’’ düşüncesiyle yalan söyleyebilir.
Bireyleri yaşıtlarıyla veya başka kişilerle kıyaslamak onun sizleri tatmin etmek adına sizlere yalan söylemesine sebep olabilir. Onu bir başkasıyla kıyaslamak yerine onu olduğu gibi kabul ettiğinizi, insanların hata yapabileceğini ve hatalarını telafi edebileceklerini bu gibi durumların kişinin değerinden bir şey kaybettirmediğini izah edebilirsiniz.
Sevgili ebeveynler çocuklarınız için hem en ulaşılabilir rol modeller olduğunuzu hem de bu hayatın öğreticisi rolünüzün olduğunu sizlere hatırlatmak istiyorum lütfen bu rollerinizi ihmal etmeyin. Kendini gerçekleştirmek için çabalayan bireyler yetiştirmek hepimizin ortak paydası.